• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://tr-tr.facebook.com/pages/Yunt%C3%BCrk-Yunanistan-T%C3%BCrkleri-K%C3%BClt%C3%BCr-ve-Dayan%C4%B1%C5%9Fma-Derne%C4%9Fi/437619229599053
  • https://twitter.com/yun_turk
                         

Anasayfa

 
 
 
  • 1
  •  
  • 2
  •  
  • 3
  •  
  • 4
  •  
  • 5
  •  
  • 6
  •  
  • 7
  •  
  • 8
  •  
  • 9
  •  
  • 10
  •  
  • 11
  •  
YUNANİSTAN’DAKİ BAŞMÜFTÜLÜK, MÜFTÜLÜKLER İLE TÜRKİYE’DEKİ BAŞPİKOPOS VE METROPOLİT MESELESİ
Syriza’nın bir yıllık performansını ekonomi ve göç konularına bakarak değerlendirmek güç olsa da Batı Trakya’da yaşayan Türklerin durumuna bakarak bir fikir edinilebilir
Batı Trakya’da, 1923 Lozan Barış Antlaşması’nın koruması altında, İstanbul’daki Rum azınlığa karşılık olarak bırakılan Türk azınlığın etnik kimliği, Yunanistan’da yaşayan diğer azınlıklarda olduğu gibi Yunan yönetimince kabul edilmemekte, Batı Trakya Türkleri’nin “Müslüman Elenler” olduğu yönündeki açıklamalarda israr edilmektedir.
Çiftçi ve hayvan besicilerinin iki hafta önce başlattığı eylemler genişleyerek devam ediyor.
Trakya Çevreci Arıcılar ve Arı Sevenler Dernegi 29-31 Ocak 2016 tarihlerinde gerçekleşen 5. İstanbul Arıcılık ve Arı Ürünleri Fuarı’na katıldı. Uluslararası fuarda stant açan dernek, Batı Trakya’nın balını tanıttı.
Bulgaristan'da bulunan dini okulların da bağlı bulunduğu Başmüftülük seçimlerinde eski başmüftü Mustafa Aliş Hacı oybirliği ile yeniden Başmüftü seçildi.
AB'nin geleceğinin sıkıntılı olduğu konusunda bir kaç yazı yazdık ve bunun uzun ömürlü bir birliktelik olamayacağını Papaz Erasmus'un Türk ve İslam husumeti düşüncesi üzerine kurulu bir Avrupa Emperyalizminin hayalden öteye bir şey olmadığını yazdık.
Atatürk, dünya siyasetinde etkinliğini kaybeden ve oyuncak haline getirilen bir devletten milli bir kurtarıcı rolünde ortaya çıkmıştır.
Savaşın dışında kalmakla onun sarsıntılarından kurtulmak mümkün değildir. Çünkü günümüz harpleri, ne ilk çağ toplumlarının yürüttüğü dar tesirli savaşlara benzemekte, ne de iktisat yapısı dallanıp budaklanmamış Orta Çağ toplumlarının harplerine...
YETER ARTIK, ALLAH'TAN KORKMUYORMUSUNUZ
Artık dostumuz var mı yok mu ayrımında değiliz, maalesef Rusya ve ABD el ele vermiş ülkemizi paylaşmaya kararlı bir strateji izliyorlar. Kendi kiraldıkları terör örgütleri ve terörist gerillalarıyla Türkiye de açıkcası ve aleni olarak cephe savaşı yapıyorlar.
Atatürk'ün unutturulmaya çalışıldığı bir dönemde Çukurova Belediyesi bıkmadan usanmadan her ayın 19'nda saat 19' da Atatürk'ü ve Cumhuriyet değerlerini anlatmak için toplantılar düzenliyormuş.
Türkiye'de birçok insan İstanbul'da yaşanan 6-7 Eylül 1955 olaylarını bilir ama, Yunanistan'ın Batı Trakya Bölgesinde 1988 ve 1990 yıllarında Türklere saldırılan 29 OCAK olaylarını bilmez. Yunanlıların, linç etmek amacıyla Batı Trakya Türklerine saldırdığı, işyerlerini yakıp yıktığı, insanlığın ve insan haklarının kaybolduğu karanlık bir gündü
Batı Trakya’da “Türk” olmadığını iddia eden Yunan Devleti’ne karşı halkın demokratik ve barışçı bir tepkiyle “Türk’lüğünü” dile getirdiği ve ‘Türk’’ olduklarını dile getirdikleri için saldırılara maruz kaldıkları 29 Ocak 1988 Milli Direniş Günü’nü saygı ile anıyoruz.
Türk Milleti, tarihi sorunlar içinde boğuşup duruyor ve bu sorunların içinden akıl ve bilgi yolu ile değil de, yumurta kapıya geldiğinde kaba kuvvet ile çıkmaya çalışıyor. Vereceğimiz örnekte bunun bariz bir göstergesi... Sizlere bir "6-7 Eylül" ile "29 Ocak" karşılaştırması yapmak istiyorum. Çoğunluğunuzun 6-7 Eylül olaylarından haberdar ama buna karşılık 29 Ocak'tan pek bir bilginizin olmadığı malumumuz!
Churchill, 2. Dünya Savaşı'nın en karanlık günlerinde Beyaz Saray'da birkaç gün kalıp ayrıldıktan sonra Başkan'ın eşi bayan Roosevelt, kocasına şöyle dedi: "Churchill en ağır darbeye, bu harpten sonra, mensup olduğu, sevdiği ve uğrunda mücadele ettiği alemin, yeniden kurulamayacak şekilde yıkıldığını kabul etmek mecburiyetinde kaldığı zaman uğrayacaktır."
Hayalci olmayalım; Paranız konvertibil değilse ekonominizi dünyaya entegre edemezsiniz. Hamam aynı, Tas aynı; Tellak, natır değişti yeni hamam oldu. Oldu mu Hoca?
Dış güçler ve yerli işbirlikçilerinin, 78 milyon vatandaşımızın paylaştığı ortak duygu ve değerlerle, milllet olma vasfını yokedebilmek için yüzyıllardır sinsi faaliyetlerini sürdürdükleri herkesçe bilinen bir şey.
Atalarımız, “birlikte dirlik vardır” demişler. Birliğimiz bozulduğundan beri, ne dirlik kaldı, ne de düzen. Osmanlı’nın birliğini bozanlar, Anadolu’da kalanları büyük bir yalnızlığa mahkûm ettiler. Doğuda ve Batıda örülen Ortodoks duvarı ile Türkiye’nin, Kafkaslar, Orta Asya ve Rumeli ile irtibatını zayıflattılar.
Eşref Bey, Akıncı müfrezesi kumandanı olarak, yeni talimatları almak maksadı ile Ortaköy'e gitmiş (22 Ağustos 1913) ve Enver Bey ile burada yaptığı konuşmada, bütün Batı Trakya'nın kurtarılması kararlaştırılmıştır. Ortaköy mülakatında bu geniş kurtarma ve idare işleri için, gönüllü olarak, bazı subaylara, Batı Trakya'ya geçmek üzere, hususi surette, izin verilmesi kabul olundu.
 8  ...
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.56313.5774
Euro4.00524.0212
Hava Durumu
Anlık
Yarın
19° 22° 12°
Takvim

Ziyaret İstatistiği
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam91
Toplam Ziyaret4943904
Üyelik Girişi