• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://tr-tr.facebook.com/pages/Yunt%C3%BCrk-Yunanistan-T%C3%BCrkleri-K%C3%BClt%C3%BCr-ve-Dayan%C4%B1%C5%9Fma-Derne%C4%9Fi/437619229599053
  • https://twitter.com/yun_turk
                         

“Batı Trakya namus coğrafyamızdır”

 
 












“Batı Trakya namus coğrafyamızdır”

İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi Enstitüsü, İstanbul Türk Ocakları ve BAKEŞ’in 27 Nisan 2017 günü düzenledikleri Balkanlar’da Türk Kültürü: Batı Trakya konulu uluslararası sempozyum İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleşti.

Sempozyumda Karadeniz Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Öksüz’ün, “Batı Trakya namus coğrafyamızdır” sözleri dikkat çekti.
 
Sempozyuma; İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cezmi Eraslan, İstanbul Türk Ocağı Başkanı Dr. Cezmi Bayram, BAKEŞ temsilcilerinin yanısıra öğrenciler v.d. davetliler katıldı.
 
Toplantının açılış konuşmalarında İstanbul Türk Ocağı Başkanı Dr. Cezmi Bayram, Batı Trakya’daki Türklerle ilgilenirken onların kendi devletlerine karşı tavır almalarını talep etmiyoruz; böyle bir gayret içinde değiliz, dedi.
 
Bayram: “Onların belki o devletin içinde temel insan haklarından en iyi şekilde istifade etmelerini sağlamak gibi bir düşüncemiz olabilir. İkincisi de Türkiye’de de Rum vatandaşlarımız var. Bu iki varlığı aslında iki devlet arasında dostane münasebetlerin önemli unsuru olarak görüyoruz. İki devlet arasında dostane unsur olabilmeleri için de ikisinin de bulunduğu yerde huzur içerisinde olması lazımdır.
 
Türk kültürü varlığını ortaya koyarak bir ayrımcılık gayreti içinde de değiliz. Çünkü esas itibariyle belirli medeniyet ve kültür eserlerini belirli milletler meydana getirebilir. Ancak biz, bu medeniyet ve kültür eserlerine bütün insanlığın malı gözüyle bakıyoruz.” Görüşlerini ifade etti.
 
İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cezmi Eraslan, Türkiye Cumhuriyeti’ni T.C.’ni kuran kadronun, inkılabı yapan ekibin daha hayatta olduğu dönemde, millete sonradan geleceklere, Türk inkılabını anlatmak üzere kurulan Türk İnkilabı Enstitümüzün günümüzdeki temsilcisi olduklarını, belirtti.
 
Eraslan, Atatürk’ün, “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür” düsturundan hareketle ülkemiz içerisindeki örnekler kadar, tarihi ve kültürel coğrafyamızın dahilindeki, T.C.’nin sınırları dışında yaşayan kardeşlerimizin tarihlerini, kültürlerini araştırmak, öğrenmek, bunları akademik kadrolarımızla paylaşmak ve bu manada geleceğe bir değer bırakabilmek adına planladığımız bir ilmi program ile karşınızdayız…
 
Bizler, Batı Trakya’daki kardeşlerimizin kültürlerini akademik v.d. çevrelere tanıtan bir çalışma yapıyoruz. Bu çalışmanın tüm Balkan coğrafyasını hedefleyen seri bir toplantı dizisinin ikincisi de olduğunu ifade etmek istiyorum. Bundan sonraki aşamada, soydaşlarımızın bulunduğu coğrafyayı değerlendirmek, kültür unsurlarını tespit etmek ve ilim camiasıyla paylaşmak hedefimizdedir. Siyaset hayatı her zaman menfaatler, çıkarlar ve çekişmeler ekseninde toplumları birbirinden uzaklaştırıp ilişkileri gerginleştirse de, kültürel temelli çalışmaların, insani zeminli araştırmaların, biz, sınırlar ötesi, ideolojiler ya da ön fikirler ötesinde, insanları, insanımızı birleştireceğini gerek komşularımız ve gerekse de soydaşlarımız açısından çok daha huzurlu , verimli ve geleceğe dönük bir ortam hazırlamaya da katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Görüşlerine yer verdi.
 
İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, İstanbul Üniversitesi’nin büyüklüğünü gösterecek bir toplantı olduğunu, bu ülkenin asıl unsuru , geleneği ve kültürünün taşıyıcısı olduklarını hiç unutmadıklarını, belirtti.
 
Ak,  “Halkımıza, milletimize karşı olan sorumluluğumuzu yerine getirmek için kendi tarih ve kültürümüzle yakından ilgilenmeyi; meseleleri tespit edip çözüm ve önerileri ortaya koyarak, geleceğimizi planlayacak olan fikirleri ortaya çıkaracak toplantıları desteklemeyi bir görev olarak düşünüyoruz. Bu böyle bir toplantı. Her kelimesi ayrı bir mesaj; Balkanlar, Türk kültürü ve Batı Trakya. Baktığımız zaman, bizim bugünkü devletimizin temel dinamiklerini, gelecekteki ihdasını ortaya koyan unsurlar.
 
Balkanlar bizim daha İslâmiyet’le tanışmadan önce de, Türk Milleti olarak kendi meşguliyet alanımıza giren bir bölgedir. Türk Milletinin insanlığa sunabileceği hizmetlerin sergilenebileceği bir alan olarak ortaya çıkmıştır. Bu gelişme nispeten Selçuklular ve daha geniş olarak Osmanlılar zamanında daha da tezahür etmiştir. Kısa sürede Balkanlar’a yerleşen Türk- İslâm medeniyeti, biraz sağlam yerleştiğini çok güçlü bir sınavla da ortaya koymuştur. Gelmek istediğim nokta Ankara Savaşı. Bu savaşa baktığımız zaman bin bir zorlukla oluşturulan Anadolu’daki Türk beyliklerin bir arada toplanma projesi çok zaman geçmeden büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalmış ve sınavdan geçmeyle karşılaşmıştır. Ankara Savaşı’nda devletin istikrarı ve bütünlüğü bozulmuş , hatta öyle ki varlık mücadelesi içerisine girmişken, tekrar bayrağı yükseltecek ve kaldıracak olan zemin Rumeli’de bulunmuştur. Anadolu’daki bu dağınıklık ve perişanlığa rağmen, istikrarsızlığa rağmen, Rumeli’deki otoritenin dimdik ayakta durduğu, devletin tüm dinamiklerinin etkin olduğu; gerek siyasi, ekonomik, gerekse de sosyo-kültürel uygulamaların hayatta olduğu bir dönemi burada işaret etmek istiyorum. Rumeli’deki bu bütünlük sayesinde, hızla, emin adımlarla, kararlılıkla sürdürülen yolculukta yeniden iki yakanın birleşmesi, bütünleşmesi sağlanmış ve Fatih’le birlikte Ankara Savaşı olmamış gibi Türk – İslâm kültürü yeni iddialarıyla tüm dünyanın karşısına çıkmıştır.
 
Bu yönüyle baktığımızda Batı Trakya bir koridor olmuştur; emin ve güvenli bir koridor. Batı Trakya’daki Türk kültürü ve tüm incelikleri, sahip olduğu insani değerlerin sergilenme imkanı bulunmuştur. Her ne kadar Anadolu’da Selçuklularla beraber Miryokkefalon Savaşından sonra, farklı unsurlarla yaşamayı biz dünyaya göstermiş olsakta; ancak tüm farklılıklarımızın gösterileceği yer Rumeli’dir. O yönüyle bunun birinci adımı da Batı Trakya dır. Batı Trakya’da bir takım siyasi sorunlara rağmen ve Yunanistan’da v.d. Balkan ülkelerinde Türlükten kaynaklanan Türk – İslâm medeniyetinin izlerinin sunduğu nimetler ve yüklediği sorumlulukla, oradaki milletlere karşı yine bir güvenli liman olarak Türkiye durmaktadır.” Görüşlerini ifade etti.
 
Sempozyum iki ayrı salonda düzenlendi ve aşağıdaki konuşmacılar katıldı:
 
1.1. OTURUM - Batı Trakya’da Vakıflar ve Müftülükler (Mavi Salon 1) (10:45-12:00)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mahir AYDIN
 
(İstanbul Üniversitesi - Türkiye)
 
Prof. Dr. Yusuf SARINAY
(TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi - Türkiye)
"Batı Trakya Türklerinin Hukukî Statüsü ve Vakıflar”
 
Yrd. Doç. Dr. Cengiz PARLAK
(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi - Türkiye)
"Defterdar Ahmet Efendi Vakfının Cümülcine’deki Mülkleri
(17. Yüzyıldan 20. Yüzyılın İlk Çeyreğine Kadar)’’
 
Fehim AHMET (Gümülcine Müftü Yardımcısı - Yunanistan)
"Batı Trakya’da Sosyal Hayatta Türk İslâm Kültürünün Rolü”
Mehmet İMAMOĞLU (Araştırmacı - Yunanistan)
"Yunanistan’da Müftülerin Seçiminde Yapılan Haksızlıklar”
Yemek Arası: (12:00-13:30)
 
OTURUM - Batı Trakya’da Osmanlı Mirası (Mavi Salon 1) (13:30-14:30)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Emine GÜRSOY NASKALİ
(Marmara Üniv. Emekli Öğretim Üyesi - Türkiye)
Öğr. Gör. Dr. Neval KONUK (Marmara Üniversitesi - Türkiye)
"Dedeağaç, Ferecik, Gümülcine ve İskeçe Osmatılı Hükümet Konaklarında İdeoloji, Erk ve Mekân”
Prof. Dr. Mahir AYDIN (İstanbul Üniversitesi - Türkiye)
“Gümülcine Mülkiye İdadisi”
Yrd. Doç. Dr. Nilüfer ERDEM (İstanbul Üniversitesi - Türkiye)
“Efemera Ürünlerin Işığında 1920’lerin Gümülcine’sinde Bir Genç: Gayrimübadillerin Fotoğrafçısı Ahmet Mehmet (Hamdi)”
OTURUM - Batı Trakya’da Din ve Tasavvuf (Mavi Salon 2) (13:30-14:30)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Yusuf SARINAY
(TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi - Türkiye)
Doç. Dr. Haşim ŞAHİN (Sakarya Üniversitesi - Türkiye)
"Fetih ve İskân: Seyyid Ali Sultan’ın Batı Trakya’daki Faaliyetleri"
İbrahim BALTALI (Araştırmacı - Yunanistan)
“Batı Trakya’da Dergâhlar ve Tekkeler"
Dr. Hüseyin BOSTANCI (Araştırmacı - Yunanistan)
“Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığında Din Eğitimi"
Çav Arası: (14:30-14:45)
OTURUM - Batı Trakya’da Sosyal Yapı (Mavi Salon 1) (14:45-15:45)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Süleyman BEYOĞLU
(Marmara Üniversitesi - Türkiye)
Sabriye KASIM DELİOĞLU (Ressam - Yunanistan)
"Gönlümüzdeki İskeçe"
Yrd. Doç. Dr. Halim ÇAVUŞOĞLU (Hacettepe Üniversitesi - Türkiye)
“Batı Trakya Türkleri Rodoplar Bölgesi Sosyo-Kültürel Yapısı” Mehmet TÜRKER (Araştırmacı - Türkiye)
“Rodoplar'da Bir Türk Köyü: Sindelli"
OTURUM - Batı Trakya’da Gelenek (Mavi Salon 2) (14:45-15:45)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Arzu TOZDUMAN TERZİ
(İstanbul Üniversitesi - Türkiye)
Mümin MÜMİN (Araştırmacı - Yunanistan)
“Batı Trakya Türklerinde Doğum, Evlenme ve Ölüm Adetleri”
Sevil ŞERİFOĞLU (Gazeteci - Yunanistan)
“Iskeçe Ova Bölgesinde Yaşam, Düğün ve Doğum Gelenekleri”
Sabiha TANSUĞ (Etnolog - Türkiye)
“Batı Trakya Kadın Başlıkları ve Gelin Hotozları”
Cav Arası: (15:45-16:00)
OTURUM - Batı Trakya’da İletişim (Mavi Salon 1) (16:00-17:00)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mustafa BUDAK
(İstanbul Üniversitesi - Türkiye)
Yrd. Doç. Dr. Muharrem ÖZDEN (Trakya Üniversitesi - Türkiye)
"Genel Hatlanyla Batı Trakya Gümülcine Ağzına Bir Bakış”
Prof. Dr. Hikmet ÖKSÜZ (Karadeniz Teknik Üniversitesi - Türkiye)
“Batı Trakya Türk Basınında Trakya Gazetesi”
Hüseyin MEHMET (Araştırmacı - Yunanistan)
“Bitmeyen Çocukluk Serüveni:
Batı Trakya Türklerinde Çocuk Dergileri ve Dergiciliği"
OTURUM - Batı Trakya’da Edebiyat (Mavi Salon 2) (16:00-17:00)
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Halil BAL (İstanbul Üniversitesi - Türkiye)
Rahmi ALİ (Araştırmacı - Yunanistan)
“Batı Trakya Türk Azınlığında Edebiyat”
Doç. Dr. Murat KACIROĞLU (Erzurum Teknik Üniversitesi - Türkiye)
“Batı Trakyalı Bir Romancı: Mehmet Arif (Kemal Şevket Batıbey) ve Romanlarında Batı Trakya’nın Yakın Tarihi" Doç. Dr. Yusuf Ziya SÜMBÜLLÜ (Erzurum Teknik Üniversitesi - Türkiye)
“Yerli - Yabancı Seyyahlar Nazarından Batı Trakya Türkleri Üzerine Mukayeseli Bir İnceleme"
Cav Arası: (17:00-17:15)
OTURUM - Batı Trakya’da Halk Bilim (Mavi Salon 1) (17:15-18:15)
Oturum Başkam: Doç. Dr. Fatih Mehmet SANCAKTAR
(İstanbul Üniversitesi - Türkiye)
Doç. Dr. Bayram DURBİLMEZ (Erciyes Üniversitesi - Türkiye)
"Batı Trakya Türk Halk Kültüründe Mitolojik Unsurlar”
Koray HASAN (Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı-Yunanistan)
“Batı Trakya’da Tarihî Seçek ve Alantepe Yağlı Güreşleri”
İlknur HALİL (Sosyolog - Yunanistan)
"Batı Trakya’da Beslenme Kültürü ve Geleneksel Batı Trakya Türk Mutfağı”
Sempozyum sonunda yapılan değerlendirmelerde şu görüşlere yer verildi:
 
İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mahir Aydın:
 
“Yaklaşık kırk yılımı Osmanlı’nın çöküş dönemine ayıran bir kişi olarak neden bunları karşılaştırıyorum diye düşündüğümde karşıma önemli etnik kodlarım çıkıyor.
 
Bilim bir anka kuşu gibidir. Hangi ülke insanları üzerinde uçarsa o insanları mutlu eder. Bundan bin yıl önce Türk-İslâm coğrafyası üzerinde uçuyordu. Çünkü o coğrafyada Yusuf Has Hacip vardı, Kaşgarlı Mahmut vardı, İbni Sina vardı ve o insanlar mutluydu. Bilgiyi ekonomiye dönüştürdüler. Ekonomiden de refaha dönüştürdüler. Biz, ne zaman bilgiyi ihmal ettik bu nazlı kuş gelmeyeli belki yüzyıl oluyor, geldiği zaman da beş yüzyıl kalıyor. Batı, gel, dedi. Doğunun bütün değerlerine girdi; İbni Sina’yı çevirdi. Beş yüzyıldır Batı dünyası üzerinde uçuyor. Ama artık oradan ayrılmak üzere. Bize düşen görevler var. Akıllı bilgi isteniyor. Son kullanım tarihi geçmiş duygusallıklara gerek yok. İnsanın önemli avantajı akıl, akıl da bilgi ile olmaktadır. Arabanın motoru nasıl benzinle çalışıyorsa, beyin de bilgiyle çalışıyor. “
 
Karadeniz Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hikmet Öksüz:
 
“Batı Trakya Türk Milleti’nin namus coğrafyasıdır. Batı Trakya payitahtı koruma amacıyla bir jeopolitik değerlendirmeye tabi tutulan, Türk aydınının İmparatorluğu muhafaza etmek isteyen asker ve sivil bürokrasinin önem vermiş olduğu bir coğrafyadır. Bizim 1878’den 1913’e kadar özel demografik yöntemler uygulandığımız bir yerdir.
 
Bizim hukuki ve doğal sınırlarımız net olsa da, Batı Trakya Türkünün varlığı uluslararası hukuk çerçevesinde T.C.nin garantörlüğünde olduğu için daha değer taşımaktadır. Misak-ı Milli yani milli mücadelenin manifestosunda  özel vurguyla yer alan bir coğrafya. Modern Türk Devletinin tapusu niteliğinde olan Lozan Barış Antlaşması ile hakları güvence altında tutulmuş ve T.C. Devleti’nin haklarını koruma garantörlüğü olan tek coğrafya.
 
Dr. Sadık Ahmet’le ilgili bir toplantıya katıldıktan sonra onu dinledim ve çok etkilendim. Bundan sonra Batı Trakya hakkında bir şeyler öğrenmeye karar verdim. “Lozan’da Batı Trakya” konulu tezle bu sürece dahil oldum. Batı Trakya Türkünün hakkını, hukukunu uluslararası camiaya duyurmada, milli gelişimdeki o özverili, canını feda edecek kadar özveriyle mücadelesini sürdüren Dr. Sadık Ahmet’i bu vesileyle anıyor ve aziz hatırası önünde eğiliyorum. Batı Trakya ile ilgili yazdığım kitabı ona ithaf ettim. Türk Milletinin yüksek değerlerini şahsında birleştirmiş kimlik ve kişilikle Batı Trakya Türklüğünün haklı mücadelesini uluslararası kamuoyuna aktaran, bu uğurda mücadelesiyle Batı Trakya Türklüğünü ateşleyen ve o ateşi hala o coğrafyada canlı tutan o büyük ismi bu vesileyle anmak istedim. Batı Trakya dendiğinde Sadık Ahmet’ten bahsetmemek bir eksiklik olurdu.”
 
İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cezmi Eraslan:
 
“Hamaset yerine ilmi ve aklı kullanarak çalışmayı yapmadığımız sürece bu sıkıntılar devam edecek gibi görünüyor. Hocamız Batı Trakya için Türk Dünyasının namus coğrafyası, dedi. Misak-ı Milli’de yer alan bir coğrafya. İlk konuşmadan itibaren arkadaşlarımız üniversite seviyesine gelen gençlere neresi olduğu sorulduğunda çoğunun bilmediği ifade edil ki doğrudur.
 
Son 10-15 yıllık dönemde İstanbul’un anahtarı ölçüsündeki Çanakkale hiç olmazsa şeklen hak ettiği değeri görüyor. Çanakkale’nin coğrafi olarak üst kısmında bulunması dolayısıyla da Batı Trakya’nın hakikaten Türk tarihi, kültürü ve Türkiye için önemi konusunda İnkilap Enstitüsü olarak da bizlere bir şeyler yapma başarısını göstererek müteselli olduğumuzu ifade edeyim.”
 
Sempozyum bildirileri İstanbul Üniversitesi tarafından kitap olarak yayınlanacaktır.
 
Sempozyum sona erdikten sonra 28 Nisan günü sempozyuma katılanlara Batı Trakya gezi programı düzenlendi. İlk olarak Yunanistan’ın Evros-Meriç ilinde, Dimetoka bölgesinde, Ruşenler köyü yakınlarında yer alan Osmanlı’nın Batı Trakya’daki en eski eserlerinden olan Seyyid Ali Sultan Dergâhı ziyaret edildi. Dergâh Koruma Vakfı Başkanı Ahmet Karahüseyin tarafından katılımcılara bilgiler sunuldu ve yemek ikram edildi.
 
Program 29 Nisan günü de Gümülcine ve İskeçe’deki çeşitli kurum ve kuruluşları ziyaretle devam edecek.


Kaynak: http://www.rodopruzgari.com/component/k2/item/6705-%E2%80%9Cbat%C4%B1-trakya-namus-co%C4%9Frafyam%C4%B1zd%C4%B1r%E2%80%9D.html



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.51883.5329
Euro4.13044.1470
Hava Durumu
Anlık
Yarın
24° 32° 22°
Takvim
Üyelik Girişi