• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://twitter.com/yun_turk

YUNTÜRK LOGO
Batı Trakya ile ilgili YÖK Tez ve Makaleler
TBMM'de Batı Trakya Oturumu
Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.05108.0833
Euro9.64029.6788
Takvim
Yunturk Twitter
Yunanistan Vize Ofisi
Ziyaret İstatistiği
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam40
Toplam Ziyaret5270966
                        
YUNANİSTAN TÜRKLERİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ 

Anasayfa

 
 
 
  • 1
  •  
  • 2
  •  
  • 3
  •  
  • 4
  •  
“Yunanistan 8 haini iade etmeyip, Ege Denizindeki Türk Adalarını işgal etmeye ve Kıbrıs´ta Türk hakimiyetine son vermeye çalıştıkça bende unutan veya hiç bilmeyen akıllara bir hatırlatayım dedim. Malum bugün 29 Ocak!”
Osmanlının "Garbî Trakya" dediği Batı Trakya, bir hesaptır: Buradaki kardeşlerimiz, bugün dahi eşit vatandaşı değildir. Yunanlılar, evlâd-ı fatihân bakıyesi Batı Trakya Türklerini "Müslüman olmuş Helen" olarak propaganda etmekteler.
Türkiye’de birçok insan İstanbul’da yaşanan 6-7 Eylül 1955 olaylarını bilir ama, Yunanistan’ın Batı Trakya Bölgesinde 1988 ve 1990 yıllarında Türklere saldırılan 29 OCAK olaylarını bilmez.
Birkaç yıl evvel Twitter'da, Cemil Meriç'in kitaplarından cümleleri hiç arlanmadan, hiç sıkılmadan kopyalayarak kendi cümleleriymiş gibi yazan bir hastalıklı kafa, şuuraltındaki Türk düşmanlığına yeni bir alan bulmuş.
42 yıldır sürmekte olan Kıbrıs görüşmelerinde sona yaklaşıldığı bu aşamada, dün Atatürk Florya Köşkü’nde Kıbrıs’la ilgili bir toplantı yapıldı.
Bugün Kıbrıs üzerinde pazarlık yapmaya çabalayanlar, yarın Türkiye toprakları için aynı taleplerde bulunabileceklerini unutmamak, her ne olursa olsun KIBRIS’ta kazanılmış olan mevcut durumdan geri adım atmamak şarttır. Türkiye ve de KKTC’nin politikası milli ve bağımsız olmalı, asla tavizlere yanaşmamalıdır. Kıbrıs Türkleri, AB-ABD’nin şeytani hesaplarına ve Rum-Yunan ikilisinin insafına terkedilmemeli, “KIBRIS TÜRKTÜR ve TÜRK KALACAKTIR” diyebilmelidirler.
Kıbrıs’ın Rumlarına; Teke düşürülecekse, biz çarıkları giyer düşürürüz. Zaten hata ettik, tamamını alıp yaşayacağınız kadarını vermek varken Mehmedime dur dedik, bizi pişman etmeyin, mecburcu da etmeyin. Kıbrıs’ın Türklerine; Kıbrıs’ı önce Giritleştirme, sonra Grekleştirme politikasıyla karşı karşıya olduğumuzu hala anlamadık mı? Yazıklar olsun
BAŞBUĞ: "KIBRIS TÜRKLERİNİ ÇOK YAKIN BİR ZAMANDA AZINLIK STATÜSÜNE GETİRİR" SOMUNCUOĞLU: "MİLLİ MESELEMİZE TÜRK MİLLETİNİN SAHİP ÇIKMASI LAZIM" CİNDORUK: "KIBRIS'I ELİNDE BULUNDURAN İSKENDERUN LİMANINI VE DOĞU AKDENİZ'İ DENETLER" ORTAYLI: "Verdiklerimizi, yaptıklarımızı hesaba katmak zorundayız. Öyle büyük annesinin çeyiz sandığını dağıtan deli kız gibi hareket edemeyiz."
Ortadoğu’da, aynı dili kullanan, aynı dinden olan, aynı tarihi paylaşan, aynı geçmişe sahip insanlar egemenlik uğruna, yönetim uğruna, özgürlük uğruna birbirlerini boğazlarken, kardeşler birbirlerinin canlarını alırken, bilemediğim hastalıklı beyinler, zorla biz Kıbrıslı Türkleri, yıllarca bize soykırım uygulamış, hayır etmememiz için elinden geleni ardına koymamış Rumlarla, sözüm ona ortak bir devlet kurmak için elden geleni yapmakta.
ABD, Almanya’yla çatışma halinde, Washington şimdi, yıllardır küçümsediği Berlin’i hafife almanın sıkıntılarını yaşıyor. Berlin, Washington’un tüm hesaplarını bozabilme potansiyeline sahip artık. ABD, Almanya’yla savaşı mı tercih eder, yoksa Almanya’yı kabullenmek zorunda mı kalır, bunu zaman gösterecek.
Geçtiğimiz aylarda kurulan Karadeniz Rumeli Dernekleri Federasyonu (KARDEF) tarafından oluşturulan ve bölgedeki il derneklerinin temsilcilerinden oluşan heyet, hükumetin Batı Trakya doğumlu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu tarafından misafir edildi.
“15 Temmuz darbe girişiminden bu yana yazı yazmıyorum. Ancak eskiden yazdığım yazıları bugünlerde meydana gelen olaylar nedeni ile yeniden sizlere hatırlatıyorum. İki yıl önce kaleme aldığım “Diyanet Milli Değildir!” başlıklı yazımı, Diyanet´in tartışmalara yol açan eski yılın son Cuma´sındaki hutbesi ile Cübbeli Ahmet´in “santraç oyunu” açıklaması vesilesi ile sizlerle yine paylaşma ihtiyacı duydum.
FETO’yu biliyoruz ama Loyola ne ola diyenler yazımızın devamını okusunlar. Biz sizi bu arada bir süreliğine Kosova’ya götürelim.
Türkiye’deki 15 Temmuz Darbe Girişimi, Amerika ve Türkiye’ye kurulan bir tuzaktı. Washington, darbe girişimine bulaşmış Amerikalılar yüzünden darbenin mimarı olmakla suçlanıyor. Oysa Amerika’nın “devlet” olarak kalkışmayla irtibatı yok. Türkiye-Amerika ilişkilerinin bozulması, “15 Temmuz”un gerçek sahibi Küreselciler’in ekmeğine yağ sürer. 15 Temmuz’la iki ülke karşı karşıya getirildi, yapılmak istenen de zaten buydu.
Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) ve Koşukavak Turizm ile Avrupa Türkleri ile Balkanlarda yaşayan Türk ve Akraba Topluluklarını nasıl buluştururuz diye Almanya'da bir dizi temaslarda bulunduk..
Köyünden gelmiş şehre, ne bir Tiyatro, ne sinema, ne stad, ne bir eğlence görmüş. Ne sevda bilir, ne sevgi. Kurslarda, burslarla okutulmuş, Profesör edilmiş, şimdi de Rektör ediyoruz, ne bekliyoruz.
Gümülcine (komotini) polisi 29 Kasım Salı günü, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği’nde (BTAYTD) arama yaptı.
DÜNDAR VE BOZBEY YASAKLI LİSTEDE AK Partili Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ile CHP'li Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'de yurtdışı yasaklı başkanlar listesinde olduğu ortaya çıktı.
"Sizin bölgenizden çok değerli bir insanın olduğunu biliyorum, ona karşı büyük saygım vardır ki o da Şeyh Bedrettin'dir. Türk ve Yunan'dı. Ancak her şeyden önce Trakyalılık kökenine karşı saygısı vardı. Dindardı. Ancak haksızlıklara karşı, Trakya halkının kamusal çıkarlarını korumak için sonuna kadar mücadele etti ve hayatını verdi. Bir insan ki, bazı kişilerin kendi varlıklarını güçlendirmek için aramıza koyduğu mesafeleri kaldırdı. Bu insan örneğimiz olmalı. Hep beraber, bütün gücümüzle çalışmalıyız ki öbür sefere buraya geldiğimde ki geleceğim, Atina'daki Megaro Maksimu ile köyünüz arasındaki mesafe daha da azalsın."
Bu FETÖ yapılanması içinde bay ve bayan din görevlilerinin, işadamlarının, esnafları, doktorların, gazetecilerin ve siyasetçilerin olduğu herkes tarafından aşikardır. Daha önceki yıllarda bazı kurum başkanlarının Batı Trakyalı öğrencilerin Türkiye’deki üniversite girişlerindeki mülakatlarda yapılan haksızlıklara sessiz kalarak bugün ise “Biz FETÖ’cüleri ayırım ve baskı yaptığını biliyorduk” diye açıklamalar yaparak vicdanlarını temizlemek yerine olaylarda yer alan ve bazı gençlerin geleceğini karartanların hesap vermesi için açıklamalar yapması lazımdır.
 6  ...