• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://tr-tr.facebook.com/pages/Yunt%C3%BCrk-Yunanistan-T%C3%BCrkleri-K%C3%BClt%C3%BCr-ve-Dayan%C4%B1%C5%9Fma-Derne%C4%9Fi/437619229599053
  • https://twitter.com/yun_turk
YUNTÜRK LOGO
Batı Trakya ile ilgili YÖK Tez ve Makaleler
TBMM Batı Trakya Oturumu
Yunanistan Vize Ofisi
Ziyaret İstatistiği
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam96
Toplam Ziyaret5219216
Üyelik Girişi
                        
YUNANİSTAN TÜRKLERİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ 
Ömer ÖZKAYA
Dünyanın bir ahlak hareketine ihtiyacı var
01/03/2016
Dünyanın bir ahlak hareketine ihtiyacı var 
 
1. Dünya Savaşı'ndan sonra Amerika'da alkollü maddeleri yasaklamak için bir kanun çıkarılmıştı.
 
Eroinden çok daha yaygın bir şekilde alkol kullanıldığı için 1920-1933 seneleri arasındaki alkol yasağı sonucunda, alkole alışmış insanların alkolü bırakmalarına imkân olmadığını gören bir grup insan tarafından alkollü içki kaçakçılığı organize edildi. Kanada'dan Amerika'ya alkollü içki kaçırılmaya başlandı. Kaçakçılığın merkezi Şikago'ydu. Ünlü mafya lideri Al Capone, alkol yasağından yararlanarak güçlendi, içki imaline ve ticaretine başladı. 1929'da Amerikan ekonomisinin zor günler yaşadığı büyük bunalım dönemindeki fırsatlardan yararlanarak gücünü arttırdı, korkunç para kazandı. İşte Amerika'da mafyanın teşekkülü bu devreye rastlar. 
 
Mafya ilk zamanlarda alelade bir soygun çetesi değildi, mafyaya girebilmek oldukça mühim bir mesele idi. Dünya savaşlarının doğurduğu şartlar ve gelişen imkânlar, mafyayı dejenere etti. Mafya önce İtalya'da sonra Amerika'da kanunsuzların gizli organizasyonu niteliğini aldı. 1892'de Sicilya-Katanya'da 150 mafya üyesi tutuklandı. Fakat yargıçlar daha fazlasına cesaret edemediklerinden, sadece sınırdışı edilmekle cezalandırıldılar. Bu, mafyanın, ABD'de kurulmasına yardım etti. ABD, gangasterler için bereketli bir topraktı. 
 
G-Man'den H-Man'e 
 
1932 Mart'ında Atlantik'i uçakla geçmeyi başaran meşhur Lindberg'in oğlu kaçırılmıştı. O devir, Birleşik Amerika'nın gangaster istilasına uğradığı devirdi. Bu haydutlara karşı adalet mekanizmaları aciz kalıyordu. Çünkü başka eyaletlerin kanunlarına sığınan haydutlar, yer değiştirmekle cezadan kurtulabiliyorlardı. John Dillinger adlı haydut, elinde makineli tüfek, Şikago'yu titretiyordu. Bütün bu olup bitenler karşısında telaşa düşen Amerikan Kongresi, 21 tane kanun ihdas etti. Bu kanunlar, Federal Polis Teşkilatı'nın (FBI) kurulup bütün ülkeye şamil bir hale gelmesine imkan verdi. 
 
O güne kadar Amerika, siyasi bir polis teşkilatı kurmaktan çekiniyordu. Çünkü böyle bir teşkilat Hitler'in Gestapo'suna benzeyebilirdi. Fakat suç teşekküllerinin yaptıkları karşısında artık karar verme zamanı gelmişti. Edgar J. Hoover, FBI'ın şefi oldu. Bir sene sonra, Lindberg'in oğlunu kaçırıp öldüren Bruno Hartman yakalandı ve FBI mensuplarına G-Man adı verildi. 
 
İşin garibi G-Man adını, Kelly ismindeki meşhur gangaster koydu. Haydutun bulunduğu ev kuşatılmıştı. Kurtulamayacağını anlayınca, ellerini yukarı kaldırarak dışarı çıktı ve polislere "G-Man" yani "Goverment Man / Hükümet adamları, ateş etmeyin, teslim oluyorum" demişti. İşte o zamandan beri G-Man, bu teşkilatın adı olmuştur.
 
1950-60'larda ABD, mafya düzenine teslim olmak üzereydi. FBI Başkanı Hoover, mafyanın varlığını itiraf etmek istemiyordu ama örgütlü suç şebekeleri tam 50 endüstri dalında faaliyet gösteriyordu. Birçok bölgede mal sevkiyatı, sendikalar, ihaleler ve hatta New York İtfaiyesi, mafyanın kontrolü altındaydı. Tam bu günlerde mafyanın 30 yıllık üyesi Joe Valachi, 317 mafya üyesini ihbar etti. ABD ilk kez Valachi'nin itirafları sayesinde mafyanın ne olduğunu öğrendi. 
 
ABD'nin 1950-60'larda yaşadığı şiddetli bu sıkıntıların benzerini şimdi Türkiye yaşıyor, "terör" örtüsü altındaki mevcut çatışmalar kolay anlaşılır olmamakla beraber artık karar verme ve buna göre yapılanma zamanı. Karşı karşıya olduğumuz hadise, basit askeri-polisiye bir vak'a değildir. 
 
Yapısal sorunlar, idare şekli ve idareci değişikliğiyle giderilemez, yapısal çözüm ister. Dünyada, Türkiye ve Türk düşmanlığının siyasi-politik prim yapıyor olmaktan çıkarılması gerekir. Kaos ve terörden beslenen küresel yapılara karşı dünya, fikren yeniden imar edilmeli, "insan"la ilgilenilmelidir. Dünyanın küresel bir ahlak hareketine ihtiyacı vardır, bunu, New York, Londra ya da Paris yapamaz, bunu ancak İstanbul yapabilir. Yeni bir medeniyet inşaasını, ancak sosyal sorumluluk duygusu yüksek olanlar gerçekleştirebilir. 
 
Ömer Özkaya 


1149 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Oyunu anlayamamak - 08/03/2016
Oyunu anlayamamak
12 Mart Muhtırası - 07/02/2016
12 Mart Muhtırası
Parçalanmışlık - 02/02/2016
Parçalanmışlık
ABD’ye Devredilişimiz - 26/01/2016
ABD’ye Devredilişimiz
Yönlendirme - 21/01/2016
Yönlendirme
Tilki Uygarlığı - 17/01/2016
Tilki Uygarlığı
Öngörmek - 13/01/2016
Öngörmek
Olaylarla Esir Alınmak - 22/12/2015
Olaylarla Esir Alınmak
Rusya ve Türkiye - 18/12/2015
Tarihte olduğu gibi bugün de Rusya ve Türkiye arasındaki karmaşık ilişkiyi tanımlamak pek de kolay değil.
 Devamı