• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://tr-tr.facebook.com/pages/Yunt%C3%BCrk-Yunanistan-T%C3%BCrkleri-K%C3%BClt%C3%BCr-ve-Dayan%C4%B1%C5%9Fma-Derne%C4%9Fi/437619229599053
  • https://twitter.com/yun_turk
YUNTÜRK LOGO
Batı Trakya ile ilgili YÖK Tez ve Makaleler
TBMM Batı Trakya Oturumu
Yunanistan Vize Ofisi
Ziyaret İstatistiği
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam61
Toplam Ziyaret5219102
Üyelik Girişi
                        
YUNANİSTAN TÜRKLERİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ 
Ömer ÖZKAYA
12 Mart Muhtırası
07/02/2016
12 Mart Muhtırası
 
Şu günlerde 45. yılına girdiğimiz 12 Mart 1971 Muhtırası'na nasıl gelindi, öncesinde neler oldu? Ülkü Ocakları Birliği'nin ilk Genel Başkanı Aytekin Yıldırım'ın, ASAM'da paylaştığı tarihi şu hatıra oldukça önemli: 
 
"Dev Genç, bizimle sürekli mücadele ediyor, Ülkü Ocakları'nı yaşatmak istemiyorlardı. Vurmalar, vurulmalar... Bilinmeyen, biraz da riskli olduğu için söylenmeyen çok önemli bir olay var, ben bunu anlatmak istiyorum. 1970 yılının 9 ya da 10 Ocak günüydü. Bir telefon geldi, Alparslan Türkeş beni makamına çağırdı, gittim.
 
Aramızda şu konuşma geçti:
 
Alparslan Türkeş: Türkiye, bir felakete sürükleniyor. Askerler darbe yapacak. Öğrenci olaylarını kullanacaklar. Biz çekilelim kenara, Dev-Genç de çekilsin, ihtilali yapamasınlar. 
 
Aytekin Yıldırım: Emriniz nedir efendim? 
 
Türkeş: Dev-Genç Genel Başkanı (Atilla Sarp) ve CHP Gençlik Kolları Başkanı (Ali Dinçer)'nı tanıyor musun?
 
Yıldırım: Tanıyorum efendim. 
 
Türkeş: Sana emrediyorum, bunlarla toplantı yapacaksın. Bilhassa Atilla'yla, Dev Genç'le...
 
Yıldırım: Ben nasıl yapayım bunlarla bir toplantıyı? 
 
Türkeş: Ben anlamam, Ocak başkanı olurken sen bana ‘verilen her emre uyacağım' diye söz vermedin mi?
 
Yıldırım: Verdim efendim de... 
 
Türkeş: O zaman, sözünü yerine getir, üç gün süren var. 
 
Yıldırım: Peki. 
 
Türkeş: Niçin çekiniyorsun? 
 
Yıldırım: Çekinmiyorum ama o beni vuracak, ben de onu vuracağım, inşallah görüşürüz...
 
Aracılar üzerinden Dev-Genç Başkanı Atilla Sarp'a haber gönderilir. İki gün sonra Sarp, Aytekin Yıldırım'ı telefonla arar. 
 
Atilla Sarp: Aytekin, ne istiyorsun? 
 
Yıldırım: Atilla seninle ikili görüşmek istiyorum. 
 
Sarp: Neyi görüşeceğiz? 
 
Yıldırım: Oturup konuşacağız, seninle barış yapacağız.
 
Sarp: Kimin emri bu, nasıl olacak bu iş? 
 
Yıldırım: Türkeş Bey'in emri, ben kendi başıma konuşmuyorum. Sen eğer yetkiliysen gel. Ben gelmeye hazırım. Yalnız geleceğim. 
 
Sarp: Peki, yalnız gel. Bizim örgüt evi var Seyran Bağları'nda, ablamın evi... 
 
Akşam 7'de buluşmak üzere anlaşıldı. 50'ye yakın Milliyetçi genç evin etrafına gönderildi, kimi satıcı oldu, kimi şarapçı... Aytekin Yıldırım, Hayri Çintemur adlı arkadaşıyla beraber gitti örgüt evine. Evin etrafında en az 30 Dev-Genç'li var, içeride de 50-60... 
 
Tartışmalı geçen birkaç saatten sonra Yıldırım ve Sarp ayrı bir odaya geçtiler. Örgütün Merkez Yönetim Kurulu da geldi. Aytekin Yıldırım "Ben Türkeş'in emriyle geldim, onun talimatını uyguluyorum şu anda. Biz artık olaylara girmek istemiyoruz. Hepimiz fakir fukara çocuğuyuz. Biz barış anlaşması yapmak istiyoruz" dedi. 
Uzun tartışmalardan sonra sabaha karşı 5.30 gibi anlaşmaya varıldı. İki taraf ta sokaktan çekilecek ve hatta ortak yürüyüş yapılacaktı. Ama... Anlaşmadan 2 ay sonra, Aytekin Yıldırım, Atilla Sarp'la karşılaştı. Sarp, "Aytekin, sizinle anlaşmaya vardığım için beni başkanlıktan attılar" dedi. 
 
Sağ ve Sol, aralarında bir barış anlaşması yapmıştı ama bir üst yapı, bunu kabul etmemişti. 
 
ASAM'da paylaşılan bir hatıra daha...
 
Prof. Dr. Ö. A. anlatıyor: "Alev isminde bir arkadaş aradı, (Solcular) ‘Bizi sıkıştırdılar, Yusuf (İmamoğlu)'u vurdular, Yusuf ortada kaldı, kurtaramıyoruz' dedi. Biz hemen koştuk. Arkadaşları çapraza almışlar... Ayağından tutup çekebilseler, Yusuf kurtulacak. Kan kaybından gitti. Olay yerinde bir simayla karşı karşıya geldim. Bana ‘yaklaşma' dedi. Baktım, "görevli" birisi. Elinde silah, ateş ediyor. Ben o zaman anladım ki, bu bir oyun. Dışarıdan olduğu gibi içeriden de tezgaha girmişiz biz."
 
(Kaynak: http://www.yenidunyagundemi.com/video-galeri/-121.html - Dakika 49:00'dan sonrası) 
 
 
Ömer Özkaya 


978 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Oyunu anlayamamak - 08/03/2016
Oyunu anlayamamak
Dünyanın bir ahlak hareketine ihtiyacı var - 01/03/2016
Dünyanın bir ahlak hareketine ihtiyacı var
Parçalanmışlık - 02/02/2016
Parçalanmışlık
ABD’ye Devredilişimiz - 26/01/2016
ABD’ye Devredilişimiz
Yönlendirme - 21/01/2016
Yönlendirme
Tilki Uygarlığı - 17/01/2016
Tilki Uygarlığı
Öngörmek - 13/01/2016
Öngörmek
Olaylarla Esir Alınmak - 22/12/2015
Olaylarla Esir Alınmak
Rusya ve Türkiye - 18/12/2015
Tarihte olduğu gibi bugün de Rusya ve Türkiye arasındaki karmaşık ilişkiyi tanımlamak pek de kolay değil.
 Devamı