• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://tr-tr.facebook.com/pages/Yunt%C3%BCrk-Yunanistan-T%C3%BCrkleri-K%C3%BClt%C3%BCr-ve-Dayan%C4%B1%C5%9Fma-Derne%C4%9Fi/437619229599053
  • https://twitter.com/yun_turk
YUNTÜRK LOGO
Batı Trakya ile ilgili YÖK Tez ve Makaleler
TBMM Batı Trakya Oturumu
Yunanistan Vize Ofisi
Ziyaret İstatistiği
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret5208139
Üyelik Girişi
                        
YUNANİSTAN TÜRKLERİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ 
Ömer ÖZKAYA
Yönlendirme
21/01/2016
Yönlendirme
 
Büyük devletlerin kendi vatandaşları ve bu ülkelerin hedefinde olan diğer halklar, daima yönlendirme altındadırlar. Bu maksatla, toplumların üzerinde nüfuz sahibi olan kanaat önderleri daima hedeftir, kontrol altına alınmak istenirler. Bunun için, zannedildiği gibi, o kişiye para filan teklif edilmez. Oturulup konuşulur, böyle olmasının ülke ve dünya için daha faydalı olacağı anlatılır. O da kendisine anlatılanları, analiz etmeden, tekrarlamaya başlarsa, önü açılır, daha önemli kişi haline gelir. Toplumun sözüne güven duyduğu bu kişi, yok eğer, söylenenlere aykırı davranırsa, bertaraf edilecekler listesine alınır. Mesela vatandaşı olduğu devletin ilgili mekanizmalarının önüne, bu şahsın "yanlış" çalışmalar içinde olduğuna ilişkin, ayırt edilmesi zor yemler atılır. Kendilerine tabi basında, bu yönde haberler yaptırılır. Ve bir gün, bir vatansever çıkar, ülkesine hizmet için, o adamı bertaraf eder! 
 
2. Dünya Savaşı'nın sonunda, galip devletler, hedef coğrafyalarda, bir taraftan var olan/eski nüfuzlu kişileri kontrol altına alırken, bir taraftan da, kendilerine tabi yeni bir elit tabaka oluşturmuştur. Uluslararası sosyal bazı kulüplere üye yapılmak suretiyle, bu elitler, yurtdışında kampa alınır, işi, ülkesi ve dünyanın gidişatı konusunda bilgilendirilirler. Ekonomik krizler çıkar, darbeler olur, hükümetler devrilir ama bunlar hiç hatalı karar almazlar, hiç zarar etmezler, küçük tirajlı radikal basın haricinde aleyhlerinde tek satır haber çıkmaz, cinsel tercihleri asla ve asla gündeme gelmez ve daima büyürler! Çok da hayırseverdirler; okullar yaptırırlar, kız çocukları ve kadınlara yardım kuruluşlarının en önde gelenleri olurlar. Taşıdıkları kimliğin ne önemi var, onlar dünya vatandaşıdır. Bunların elindeki yüksek sermaye ve kontrol ettikleri büyük basın üzerinden o ülkenin, ekonomisi, siyaseti, sivil ve askeri bürokrasisi şekillendirilir, kamuoyu, kendi hedefleri doğrultusunda yönlendirilir. 
 
Ülkenin entellektüellerini yönlendirmek üzere de, onlar ya dışarıdaki düşünce kuruluşlarıyla irtibatlandırılırlar ya da ülke içinde kurulan düşünce kuruluşları, bunları hedefine alır. İstihbarat, Dışişleri gibi devlet organları tarafından beslenen düşünce kuruluşlarının kişiye özel raporlarıyla desteklenen sözde bu aydınlar için önemli olan, kamuoyuna açıkladıkları yorumlarının isabetli çıkıp çıkmamasıdır, yönlendirme ihtimalini düşünmek istemezler. Uluslararası ilişkiler hocasıdır ama bir sanayi ülkesiyle irtibatlı tekstil firmasının, kendisine hiç danışılmadığı halde, danışmanlık ücreti adı altında neden her ay 20-30 bin Euro maaş verdiğini de düşünemezler. Oturduğu mahalleden taşınmış, lüks bir semte geçmiştir. Hanımın ve çocukların ayrı ayrı şoförleri vardır. Lüks hayat çok tatlıdır. Bazen vicdan azabı çeker ama bir süre sonra, artık geri dönülemez noktaya geldiğini farkeder. Eski mahallesine geri dönemeyecektir. Ve artık her şeye "tamam" der. 
 
İstihbarat, sadece bilgi toplamak değildir, istihbarat hedefleri gerçekleştirmek üzere kullanılacak araçlardan biridir. Bu da, yerli-yabancı çeşitli ırk ve inanç gruplarını yönetebilecek ve yönlendirebilecek, dünyanın gidişatını doğru kestirebilecek kabiliyete sahip olmakla mümkündür. Değişen şartlar üzerine, tamamen NATO'nun ihtiyaçlarına göre dizayn ve techiz edilmiş TSK'nın yapı ve silah sistemlerinin değişmesi gerektiğini, ordunun zayıflatılması olarak görenlere dikkat etmeli. 
 
Yeni bir Türkiye, Türkiye'de yeni burjuvazinin oluşmasına bağlıdır. 
 
Yoksa, dev bir transatlantiğin güvertesindeki havuzda yüzen kayıkların, rotadan şikayet ederek bir sağa bir sola kürek çekmesinin, kendisini kandırmaktan başka bir anlamı var mı? 
 
Ömer Özkaya


899 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Oyunu anlayamamak - 08/03/2016
Oyunu anlayamamak
Dünyanın bir ahlak hareketine ihtiyacı var - 01/03/2016
Dünyanın bir ahlak hareketine ihtiyacı var
12 Mart Muhtırası - 07/02/2016
12 Mart Muhtırası
Parçalanmışlık - 02/02/2016
Parçalanmışlık
ABD’ye Devredilişimiz - 26/01/2016
ABD’ye Devredilişimiz
Tilki Uygarlığı - 17/01/2016
Tilki Uygarlığı
Öngörmek - 13/01/2016
Öngörmek
Olaylarla Esir Alınmak - 22/12/2015
Olaylarla Esir Alınmak
Rusya ve Türkiye - 18/12/2015
Tarihte olduğu gibi bugün de Rusya ve Türkiye arasındaki karmaşık ilişkiyi tanımlamak pek de kolay değil.
 Devamı