• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://tr-tr.facebook.com/pages/Yunt%C3%BCrk-Yunanistan-T%C3%BCrkleri-K%C3%BClt%C3%BCr-ve-Dayan%C4%B1%C5%9Fma-Derne%C4%9Fi/437619229599053
  • https://twitter.com/yun_turk
YUNTÜRK LOGO
Batı Trakya ile ilgili YÖK Tez ve Makaleler
TBMM Batı Trakya Oturumu
Yunanistan Vize Ofisi
Ziyaret İstatistiği
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam99
Toplam Ziyaret5219219
Üyelik Girişi
                        
YUNANİSTAN TÜRKLERİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ 
Ömer ÖZKAYA
İnsan ve Hız
19/10/2015
İnsan ve Hız
 
Ekim 19, 2015
 
Arnold Toynbee, "20. Yüzyıl'ın en önemli özelliklerinden birisi, mesafenin yok edilişidir" der. Sesin nakli ve motorun icadı, mesafenin yok edilişinde bir dönüm noktasıdır. Bu icatlara kadar, karada sürat rekoru atlarda, uçağın icadına kadar da, havada sürat rekoru kuşlarda idi. 1905'te, İstanbul ve İzmir'deki Alman ve Fransız diplomatların otomobil getirtmek istemesine, bir şartla müsaade edilmişti: "Bu araçlar şehir ve kasaba dışında kullanılacak." Çünkü kağnı ve at arabasına alışmış, daha önce böyle bir şey görmemiş olan halk, önlerine hızla çıkan otomobilleri görünce büyük bir korku ve şaşkınlık yaşıyor, bu da kazalara sebep oluyordu. Hayat; yer ve zaman olmak üzere iki buudda gerçekleşir. İnsan, zaman ve mekanla vardır.
 
Mesafenin katedilmesinde ve haberleşmedeki yüksek hız sebebiyle insan, zaman ve mekanla olan irtibatını kaybetti. İnsan süratlendi ama işlerini bitiremez oldu. Yüksek hız, zamandan bereketi aldı. Telefonlar, fakslar, e-postalar ve kısa mesajların yüksek hızına rağmen insan, asla hedefine ulaşamıyor. Oysa 200 yıl öncesinin insanları, "1 beygir gücü"yle, imparatorluklar kuruyorlardı. İnsanın doğasında düşünmek, tefekkür etmek vardır. Yüksek hız, insanda tefekküre mani olmakta, algısını bozmaktadır. Mevlana, "Allah'ın, âlemi ‘Ol' demekle yaratmaya gücü yetmez miydi? Peki bu yaratma, niçin altı gün sürdü" diye sorar. Ebû Hâtim de "Teennî ile hareket eden hedefine erken varır, acele eden ise her zaman geç kalır" der. Hristiyan aleminin önderi Papa Pius da, 24 Aralık 1953 günü, Noel münasebetiyle dünyaya hitaben verdiği mesajında, "Modern teknolojik terakki sebebiyle insanlar, ilahi nuru artık göremez oldular" der.
 
Koşmayalım, yürüyelim! 
 
Yürüme sırasında vücudun ve kafanın maruz kaldığı hafif sarsıntılar, dimağı harekete geçirir, kafada yerleşmiş fikir gruplarını birbirinden çözer, yeniden birleşmelerine ve bu suretle yeni fikirlerin doğmasına sebep olur. İnsan, yürüyüş esnasında eşyayı olduğu gibi ve bütün olarak görür, etrafını saran dünyaya samimi bir nazar atfeder. Ağaçla ormanı, fertle kütleyi birbirinden ayırt eder ve hatta kendisini de olduğu gibi görme fırsatı bulur. Kendisi hakkında ne fazla hayale ve gurura kapılır, ne de ümitsizliğe düşer. Uçak, tren ya da otomobille yapılan gezintiler ise, insanda benimseme duygusu uyandırmaz. Çünkü mesafe ve zaman mefhumu ya kaybedilmiş yahut kaybedilmese bile yanıltıcı bir hal almıştır. İnsanın davranışları ve hadiseler karşısındaki tepkileri, ancak "normal" hayatın seyrine paralel bir sürate maliktir. Bu sebeple insanın -bedeni olmayan- intikal sürati, birçok teknik vasıta ve aletlere kazandırılmış hızla yarışamamakta, geri kalmaktadır.Derin bir anlayış, bilginin genişliğine bağlıdır. Dünyasını iyi tanıyanın, kâinat hakkında daha fazla malumatı vardır. Birbirinin aynısı olan ova ve tepeler mevcut değildir. Bir kimse etrafını saran manzaraları fark etmezse, kendisini ve dünyada olup bitenleri anlamasına imkan yoktur. Yüksek hız sebebiyle nabzın artması, canlıya doğru muhakeme yeteneğini kaybettirip, hata yaptırır. Bunu bilen çakallar, omuz omuza verip savunmaya geçen avlarını, koşmaya zorlarlar. Afganistan, Irak ve Libya'nın işgalinden sonra sıra Suriye'de. Asıl hedef ise Türkiye, İran ve sonra Rusya. Bölgemiz, hata yaptırıp avlamak üzere, kapasitesinin üzerinde bir koşuya zorlanıyor. İçten ve dıştan yoğun saldırılar altındaki Ankara'nın acil ihtiyacı teennidir, sakinliktir. İnsanın fıtratında hız yoktur. İnsanın fıtratı, etrafında olanları ve olup bitenleri anlamaya ayarlıdır
 
Ömer Özkaya / Güneş Gazetesi


1225 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Oyunu anlayamamak - 08/03/2016
Oyunu anlayamamak
Dünyanın bir ahlak hareketine ihtiyacı var - 01/03/2016
Dünyanın bir ahlak hareketine ihtiyacı var
12 Mart Muhtırası - 07/02/2016
12 Mart Muhtırası
Parçalanmışlık - 02/02/2016
Parçalanmışlık
ABD’ye Devredilişimiz - 26/01/2016
ABD’ye Devredilişimiz
Yönlendirme - 21/01/2016
Yönlendirme
Tilki Uygarlığı - 17/01/2016
Tilki Uygarlığı
Öngörmek - 13/01/2016
Öngörmek
Olaylarla Esir Alınmak - 22/12/2015
Olaylarla Esir Alınmak
 Devamı