• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://tr-tr.facebook.com/pages/Yunt%C3%BCrk-Yunanistan-T%C3%BCrkleri-K%C3%BClt%C3%BCr-ve-Dayan%C4%B1%C5%9Fma-Derne%C4%9Fi/437619229599053
  • https://twitter.com/yun_turk
YUNTÜRK LOGO
Batı Trakya ile ilgili YÖK Tez ve Makaleler
TBMM Batı Trakya Oturumu
Yunanistan Vize Ofisi
Ziyaret İstatistiği
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam46
Toplam Ziyaret5208148
Üyelik Girişi
                        
YUNANİSTAN TÜRKLERİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ 
Ömer ÖZKAYA
Gelecek Kuzey’de
04/09/2015
Gelecek Kuzey'de

 


Ağustos 31, 2015

 

 

Rus derin devletinde tehdit algısı, Batı merkezlidir, Kremlin'e göre "düşman", Batı'dır. CIA'in 1 Mayıs 1952 tarihli bir raporuna göre de, 2 milyon 500 bin mevcutlu Sovyet Ordusu'nun, 840 bini Batı Rusya'da (Avrupa sınırı), 385 bini Doğu Almanya'da ve 148 bini diğer Avrupa ülkelerinde olmak üzere, toplam 1 milyon 373 bin Rus askeri, Batı'dan gelecek saldırılara karşı nöbetteydi. 
 
Rusya Kraliçesi II. Katerina döneminden beri Kremlin'in en büyük korkusu, Rusya'da yaşayan Türk ve Müslümanların dış etki altında kalmasıdır. Bu nedenle de Kremlin'in gözü, Rusya'daki Müslüman ve Türkleri etkileme potansiyeline sahip bulunan, Osmanlı, Almanya, İngiltere ve Japonya üzerinde oldu. Bugün bu devletlere ABD de eklenebilir. 
 
Bazı güçler, Kremlin'in "düşman" tanımıyla oynayarak, "Rus Ayısı"nın tahrip gücünü Türk-İslam dünyasına yöneltmek istediler. Farkında olarak ya da olmayarak, Türkiye'den bazı tarafların, Çeçenlere verdikleri destek, bunu temin etmek isteyenlere hizmet ediyordu.
Yeltsin döneminde, Londra ve Tel Aviv kontrollü oligarklar üzerinden ele geçirilen Rusya, aynı dönemde, Çeçenler'e karşı sert tutumuyla bir süre bu tuzağa düştükten sonra, Putin'le hem Küresel Sermaye'den kurtuldu, hem de Çeçen tuzağından çıktı ve antenlerini tekrar Batı'ya çevirdi. 
 
Bugün Rus elitleri, bir yandan Hristiyan medeniyetinin varlığına yönelik sarsılmaz bir inanç, diğer yandan Batı-karşıtı söylemin çelişkisi içinde. Bu, Batı'yla mücadelede, üzerinde çalışmaya değer bir ayrışmadır. 
 
"Dost"ların bizi dinlemesi 
 
Türkiye, 1990'lı yıllarda Orta Asya Cumhuriyetleri üzerinde nüfuz kazanmaya başlamasıyla Almanya, Fransa ve İngiltere gibi "dost" bildiği sanayi ülkelerinin odak noktasına iyice yerleşti. Adı geçen ülkeler, Orta Asya'da, bizi kendilerine rakip olarak görüyorlar, "siyasi ve dış ticari faaliyetlerimizin öğrenilmesi amacıyla" Türkiye'yi dinliyor ve izliyorlar.
 
Orta Asya, sanayi ülkeleri için; stratejik hammadde deposu ve enerji kaynağı. Enerjide Rusya'ya olan bağımlılığını azaltmaya çalışan Avrupa, Hazar ve Ortadoğu'daki enerji kaynaklarını güvenli bir şekilde Avrupa'ya taşımanın yollarını arıyor. Bu kaynakların Avrupa'ya aktarılması Türkiye'siz mümkün değil. 
 
Rusya'nın, Gürcistan'ın işgalinden sonra, karadan bağ kurduğu Rusya-Gürcistan-Ermenistan-İran-Irak-Suriye hattı ise, Hazar ve Güney havzası enerjisinin dünya piyasalarına çıkışında, Rusya'nın bypas edilmesini imkansız hale getirmekte. Enerji kaynaklarının dünyaya çıkışında Rusya'ya bağımlı Türk Cumhuriyetleri ise bir çıkış arayışında. Dolayısıyla Orta Asya, Avrupa'yı kontrol etmek isteyen güçlerle, Rusya'nın bölge üzerindeki hakimiyetini kırmak isteyenler arasındaki mücadelenin tam ortasında ve uzun yıllar böyle devam edecek gibi. 
 
Kandırılıp dağa çıkarılmışları bir bir etkisiz hale getirmek yerine, onları besleyen ve kullanan güç odaklarının, enerji ve hammadde sahalarında etkin olmak, terörü bitirme yolunda daha sonuç alıcı olacaktır. Örneğin ülkemizdeki terörün destekçilerinden Almanya için dünyadaki en önemli ülke, enerji ve nadir metal deposu Kazakistan'dır. Kazakistan'da, 300 bin dolayında Alman da yaşamaktadır. Biz bu maksatla Türkistan'la ilgilenmesek bile, gelecek, stratejik nadir metal zengini Kuzey'den şekillenecektir. Peki öyleyse şu anda Güney'deki mücadele ne içindir? Kuzey üzerinden şekillenecek dünyanın hakimiyetinde, Güney, alternatif olmaması için bugünden kontrol altına alınmaktadır. 
 
Ömer Özkaya / Güneş Gazetesi

 



681 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Oyunu anlayamamak - 08/03/2016
Oyunu anlayamamak
Dünyanın bir ahlak hareketine ihtiyacı var - 01/03/2016
Dünyanın bir ahlak hareketine ihtiyacı var
12 Mart Muhtırası - 07/02/2016
12 Mart Muhtırası
Parçalanmışlık - 02/02/2016
Parçalanmışlık
ABD’ye Devredilişimiz - 26/01/2016
ABD’ye Devredilişimiz
Yönlendirme - 21/01/2016
Yönlendirme
Tilki Uygarlığı - 17/01/2016
Tilki Uygarlığı
Öngörmek - 13/01/2016
Öngörmek
Olaylarla Esir Alınmak - 22/12/2015
Olaylarla Esir Alınmak
 Devamı