• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://tr-tr.facebook.com/pages/Yunt%C3%BCrk-Yunanistan-T%C3%BCrkleri-K%C3%BClt%C3%BCr-ve-Dayan%C4%B1%C5%9Fma-Derne%C4%9Fi/437619229599053
  • https://twitter.com/yun_turk
YUNTÜRK LOGO
Batı Trakya ile ilgili YÖK Tez ve Makaleler
TBMM Batı Trakya Oturumu
Yunanistan Vize Ofisi
Ziyaret İstatistiği
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam41
Toplam Ziyaret5208143
Üyelik Girişi
                        
YUNANİSTAN TÜRKLERİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ 
Ömer ÖZKAYA
Ordu ve İdeoloji
20/08/2015
Ordu ve İdeoloji
 
Ağustos 20, 2015
 
İsrail'in eski Başbakanı İzak Rabin'e bir soru sorulmuştu: "İsrail'de neden hiç sıkıyönetim olmadı?" Cevabı netti: "Eğer ordu komutanı olarak hükûmetin devrilmesi emrini vermiş olsaydım İsrail askerleri bu emirleri yerine getirmezdi." Rabin başbakan seçilmeden önce ordu komutanlığı yapmış olduğundan tecrübeye dayalı olarak konuşuyordu. 
 
2004 yılının sonlarıdır... İsrail'de Gazze Şeridi'nden çekilme planlarıyla ilgili meclis oylaması öncesinde ülkede hava oldukça gergindir. İsrail gizli servisi, dönemin başbakanı Ariel Şaron'u ve Meclis'i koruma önlemlerini daha da arttırmıştır. Önde gelen hahamlar İsrail askerlerini, geri çekilme emrine uymamaya çağırmaktadırlar. 
 
İsrail ordusunda askerlerin yaklaşık yüzde 30'u milliyetçi-dinci kanattandır. Ve bu askerlerin çoğu, "anne-babamızı, ailelerimizi evlerinden süremeyiz" diyerek gerçekten de emre itaat etmeyeceklerini ilan etmişlerdir. 
 
Ancak dönemin Genelkurmay Başkanı Moşe Yalon, çıkar, bir açıklama yapar, "İsrail ordusu, toplumu ve devleti için asıl tehlike itaatsizliktir. Bu kabul edilemez bir olgudur ve Siyonizm için bir tehlikedir. İsrail silahlı kuvvetlerinin subay ve askerleri, siyasi yönetimin bize verdiği görevleri yerine getirecektir" der ve Gazze boşaltılır. 
 
Bu hadise, en az iki açıdan ders alınması gereken niteliktedir: 
 
1- Ordu, siyasileri yanlış karar almakla, vatana ihanet etmekle suçlamamış ve direnişçilerle birlikte olmamıştır. 
 
2- Emrin yerine getirilmesi esnasında, direniş gösterenlerin askerlere karşı olan davranışları müsamahayla karşılanmış, bölgeyi boşaltma işi, şiddete dönüştürülmeyerek, kimse kendi başına vatanı kurtarmaya kalkışmamıştır. 
 
Nereden nereye? 
 
Eski Türklerde ordunun bir hususiyeti de, kuvvetlerin hayvan rengine göre ayrılmasıydı. Dağdaki süvari kuvvetlerinin atları baklakırı, Güneydekiler kula, yani açık sarı, Batıdakiler kır, Kuzey kuvvetlerinin ise yağız idi. Yani ordu, hayvan renginde bile beraberlik arayacak kadar tertipli ve teşkilatlı idi. 
 
Aynı ordunun bir zaman sonra siyasete karışması, bu millete, muazzam bir imparatorluğun elinden çıkmasına malolmuştur. Osmanlı tarihinde 3. Murat devrinden itibaren bozulan ocağın devletin kaderi üzerinde mutlak hakimiyeti, 1622'deki Haile-i Osmaniyye'den itibaren başladı. Yenilenme fikrinin ilk mümessili olan Genç Osman'ın şehadetinden itibaren Yeniçeri Ocağı, artık askeri bir kuvvet olmaktan ziyade siyasi bir müessese şeklini almaya başlamış, ara sıra sindirilir ve söndürülür gibi olmuşsa da daima toparlanıp vaziyete hakim olmuş, Hükümet'le Saray, ocağın emrinden çıkamayacak hale gelmiş, harp cephelerinde mütemadiyen geri kaçan Yeniçeriler, Osmanlı karargahını yağma ettikten sonra hükümet değiştirmeyi adet haline getirmiş, listeler dolusu kelleler istemek ocağın siyasi bir hakkı şeklini almış, bütün bunlar imparatorluğun parçalanmasına sebep olmuş ve bu hal, 1826'da Yeniçeri Ocağı ilga edilinceye kadar hep böyle devam etmiştir. 
 
1622'den 1826'ya kadar tam 204 sene askerin siyasete hakimiyeti, Osmanlı İmparatorluğu'nun güç dairesini Balkanlara kadar daralttıktan sonra, en nihayetinde Balkan hakimiyetini de temelinden sarsmıştır. Sultan Abdülaziz'in devrilmesi, Hareket Ordusu'nun İstanbul üzerine yürüyüşü, Bab-ı Ali baskını, 1960, 1970 ve 1980 müdahaleleri gibi olaylar hep, "kazan kaldırma"nın tekerrüründen ibarettir. 
 
Cumhuriyet dönemiyle asker, ülkenin güvenliğini sağlamanın ideolojinin korunmasıyla mümkün olacağına inandırıldı. 
 
Birileri, davranışlarınızı düzenleyen değerleri bilirse, sizi sevk ve idare etmek, oldukça kolaydır, bu; küresel doktorlara emanetsiniz demektir.
 
Ömer Özkaya / Güneş Gazetesi

 



1342 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Oyunu anlayamamak - 08/03/2016
Oyunu anlayamamak
Dünyanın bir ahlak hareketine ihtiyacı var - 01/03/2016
Dünyanın bir ahlak hareketine ihtiyacı var
12 Mart Muhtırası - 07/02/2016
12 Mart Muhtırası
Parçalanmışlık - 02/02/2016
Parçalanmışlık
ABD’ye Devredilişimiz - 26/01/2016
ABD’ye Devredilişimiz
Yönlendirme - 21/01/2016
Yönlendirme
Tilki Uygarlığı - 17/01/2016
Tilki Uygarlığı
Öngörmek - 13/01/2016
Öngörmek
Olaylarla Esir Alınmak - 22/12/2015
Olaylarla Esir Alınmak
 Devamı