• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://tr-tr.facebook.com/pages/Yunt%C3%BCrk-Yunanistan-T%C3%BCrkleri-K%C3%BClt%C3%BCr-ve-Dayan%C4%B1%C5%9Fma-Derne%C4%9Fi/437619229599053
  • https://twitter.com/yun_turk
YUNTÜRK LOGO
Batı Trakya ile ilgili YÖK Tez ve Makaleler
TBMM Batı Trakya Oturumu
Yunanistan Vize Ofisi
Ziyaret İstatistiği
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam27
Toplam Ziyaret5181273
Üyelik Girişi
                        
YUNANİSTAN TÜRKLERİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ 

Yunanistan,Türkiye ile problem lüksüne sahip mi?

Yunanistan,Türkiye ile problem lüksüne sahip mi?



















Yunanistan,Türkiye ile problem lüksüne sahip mi?
 
Yunanistan mahkemesi, darbe girişiminin ardından TSK’ya ait helikopterle Yunanistan‘a kaçan askerler için Türkiye’nin iade talebinin reddetti. Dahası aynı Yunanistan’ın, son 10 yılda Türkiye’nin iadesini talep ettiği 50 teröristten hiçbirini vermedi. İade edilmeyen teröristler arasında Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesi talimatını verenin de yer aldığı isim de var.  Türkiye Uluslararası Adli Yardımlaşma ve Suçluların İadesi Anlaşması kapsamında 2007’den bu yana  Dev- Sol, DHKP-C, FETÖ,  Hizbullah,  terör örgütü üyesinin de aralarında bulunduğu toplamda 50 teröristin iadesine ilişkin talebini Yunanistan’a iletti.  Yunanistan, bu iade taleplerini sürekli reddetti.

Aynı Yunanistan DHKP/C’nin uzun yıllar kullandığı Lavrion kamplarına müsaade etti. Türkiye’nin Yunanistan’dan istediği başta DHKP/C olmak üzere farklı örgütlerden bu teröristlerin örgütlere göre dağılımı şöyle: 6 DEV-SOL, 24 DHKP-C, 8 FETÖ, 1 Hizbullah, 1MLKP, 1 PKK ,1 THKP-C, 5 TKP-ML ve 3 diğer örgütler. Yunanistan’ın iade etmeyi reddettiği Fetocu asker kılıklı teröristler ise şunlar: ‘Binbaşı Ahmet Güzel, Binbaşı Gencay Böyük, Yüzbaşı Abdullah Yetik, Yüzbaşı Uğur Uçan, Yüzbaşı Süleyman Özkaynakçı, Yüzbaşı Feridun Çoban, Başçavuş Bilal Kurugül ve Başçavuş Mesut Fırat’.

Yunanistan uluslararası anlaşmaları hiçe sayamaz

Yunanistan, Türkiye’nin haklı talep ve tepkilerine karşı mahkemelerinin bağımsız olduğunu ve karışılmamasını istemiştir. Oysa bu çok komiktir. Zira olay adli değil tamamen siyasete dönüştürülen kabul edilemez bir durum haline gelmiştir.  Avrupa Konseyi bünyesinde 34 ülkenin imza attığı Suçluların iadesine dair Avrupa sözleşmesine Yunanistan da onay vermiştir.

Uluslararası hukukun temel ilkeleri ve karşılıklılık ilkesi gereğince suçluların iadesi gerekir. Bu konuda Türkiye’nin talebi üzerine İnterpol Genel sekreterliğince kırmızı bülten çıkarılması istenmiştir. İki ülke arasında iade anlaşması varsa bu iki ülke için de kanun hükmündedir. Örneğin Türkiye Cumhuriyeti anayasası 90.maddesinde uluslararası anlaşmalar kanun hükmünde sayar.

Uluslararası suçlu iade anlaşması ancak siyasi veya askeri suçlarda uygulanamayabilir. Muhtemel Yunan mahkemeleri işi bu komik kılıfa sokacaklardır. Ancak bu olayın bir terör olayı olduğu aşikârdır ve anlaşılan Yunanistan sözüm ona bu olayı bu şekilde görmemektedir. Ya da bu kılıfın arkasına sığınmaktadır. Bir zamanlar darbeden ağzı yanmış Yunanistan’ın bu şekilde hareket etmesi kendi iç tarihiyle çelişkilidir. Yunanistan’ın yaptığı bu hareket büyük bir yanlıştır. Uluslararası anlaşmayı hiçe saymak Yunanistan’a ileriki dönemde pahalıya patlayacaktır.
 
Amerika’nın Yunanistan üzerindeki etkisi

Yunanistan sözüm ona bağımsız bir devlettir. Ancak Amerika’nın talimatlarının dışına çıkamadığını bir kez daha görülmüştür. Zira bu olayda açıkça Amerika’nın parmağı vardır. İddialara göre Yunanistan’a kaçan darbeci teröristlerin yanında bir Amerikalının da olduğu söyleniyor. Teröristlerin başındaki Fetonun Amerika’da saklanıyor olması Amerika’nın tutumunu açıkça ortaya koymuştur. Aynı Amerika başta Kosova olmak üzere Balkanlardaki birçok ülkeye bu konuda baskılar yapıyor. Bu yüzden hala Balkanlardaki Feto okulları kapatılmıyor. Yaşananlar Feto yapılanmasında Amerika’nın da işin içinde olduğunu gösteriyor. Yunanistan gibi küçük ülkeler de bu baskılara ve talimatlara uyuyorlar.

Yunanistan’ın derin dondurucuya koyduğumuz yanlışları

Yunanistan’ın sarı kartları çoktur. Son dönemde eskileri unutup yakınlaşmaya çalıştığımız sözüm ona komşu Yunanistan ile ilgili dip frize konulmuş birçok sorun vardır. Örneğin Kardak kayalıkları,  Ege denizinde 12 mil ihlali, Kıbrıs konusu ve tabiki Batı Trakya’da yaşayan 130 Bin kadar Türk soydaşımıza yaşattıkları benzer yanlışları.

Gümülcine ve İskeçe seçilmiş müftülerinin yerine usulsüzce müftü atanması, Türk vakıf arazilerinin işgali, Türk soydaşlarının vatandaşlıktan atılarak haymatlos yapılmaları gibi. Ayrıca Rodos adasında yaşayan 4000 ve İstanköy’de  (Kos adası) yaşayan 1800 kadar Türk soydaşımızın yaşadıkları sıkıntılar malumdur.

Türkiye- Yunanistan arasında ilişkiler ne olur?

Ne olur, sorusuna Türkiye bu aşamadan sonra Karşılıklı mütekabiliyet esaslarına dayanarak, neler yapar sorusunu eklemek gerekiyor? Başta Lozan anlaşması olmak üzere Yunanistan ile bağlantılı olduğumuz tüm uluslararası anlaşmaların gözden geçirilmesi, 12 adanın durumunun yeniden incelenmesi, Boğazların kullanımında Yunan gemilerine ilave şartlar getirilmesi, başta Yunan adaları olmak üzere Yunanistan’a gidecek Türk turistlerin azaltılması gibi karşı ataklar ilk akla gelenlerdir. Diğer yandan mesela Yunanistan’da işlenen suçlara karışanların tıpkı sözüm ona bağımsız Yunan mahkemeleri gibi bağımsız Türk mahkemelerince Türkiye’den başka bir ülkeye geçişine izin verilmesi durumu. Bu arada Yunanistan ile Türkiye arasında yaşanan Kardak krizinin 21. yıl dönümünde Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Sayın Hulusi Akar’ın 29 Ocak’ta bölgeye sürpriz bir ziyaret yapması Yunanistan’a önemli bir mesajdır.

Yunanistan’ın Makedonya ve Arnavutluk ile olan sorunlarına parmak basmak

Yunanistan’ın Makedonya ve Arnavutluk ile öteden beri gerginliği vardır. Bu Yunanistan’ın yumuşak karnıdır. Türkiye bu yumuşak zemini kaşımaya başladığında Yunanistan’ın zarar görebileceği aşikârdır. Yunanistan’ın ismini kabul etmediği Makedonya ile yaşadığı sıkıntılar ve Çamerya bölgesindeki (Yanya vilayetinin olduğu bölge) Çam bölgesi, Yunanistan’ın kuzey-batısında yer alan yaklaşık olarak 10.000 km2 yüzölçümüne sahip olan bir bölgedir.  1908 Osmanlı sayımına göre Çameya’nın nüfusu 73.000 kişiydi. Bunların % 92’ si Arnavutlardan oluşuyordu. Yunanistan’dan 1913 – 1944 yılları arasında, Türkiye’ye yaklaşık 85.000 Arnavut göç etmiştir. Bunların çoğunluğunu Çam Arnavutları oluşturmaktaydı. Yunanlılar, 27 Haziran 1944′ te başlattıkları soykırımı Mart 1945 e kadar devam ettirmişlerdir ve bu, insanlık tarihine kara bir leke olarak yazılmıştır. Bu katliam, Çam Arnavutlarında unutulmayacak korkunç bir iz bırakmıştır. Bu katliamda, Çam Arnavutlarının % 10’u yok edilmiştir.

Yanlıştan dönmek

Kısacası Yunanistan Türkiye ile bu gerginliğe girme lüksüne sahip değildir. Zira ciddi bir ekonomik ve siyasi kriz içindedir. Bölgede önemli bir ülke olan komşusu Türkiye ile birçok alanda bağlantısı vardır. Bu yanlışından acilen dönmelidir. Ayrıca Terörizm uluslararası bir suçtur ve bir gün Yunanistan’ın başına çok büyük felaket getirir. Güvendiği Amerika ise hiçbir ülkeye gerçek ve uzun süreli bir dost olmaz.  Bizden söylemesi.


Rifat SAİT
Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BASAM) Başkanı

Kaynak: http://www.balkangunlugu.com/2017/01/yunanistan-turkiye-ile-problem-luksune-sahip-degildir.html
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın